MENU

LİNKLER
Valilik
GiresunResimleri
Doğa Güzellikleri
Tarihi Yapılar
Yerel yazarlar
Yöre yemekleri
Kültür ve Sanat
Yerel Basın
Yöre Türküleri
Osman Ağa
 
YALOVA için Hava Durumu

BuGün 8
Toplam 16851 Kişi Ziyaret Etmiştir.

GİRESUN
"Giresun'dur bu şehri cananın adı,
Yeşil Üstüne destandır,
Bir zamanlar kiraz bahçeleri varmış,
Sahil boyunca,
Mavi sulara eğilirmiş dalları,
Dağ-taş her bahar giy ermiş alları.
Onculaym Kirezis demişler adına,
Konup göçen doyamamış tadına."

Giresun destanının yazarı değerli şair A. Hikmet Par'ın yukarıdaki şi­irinden Giresun adının Kiraz'dan (Kirezis) alındığını göstermektedir. Araştırmalarımıza göre milattan önce 8. yüzyılda Karadeniz'e gelen Melitoslular Sinope, (Sinop) yerleştikten sonra yayılmaya başlamışlar Amisos (Samsun), Kotyara (Ordu), Keresus (Giresun) ve Trapezus (Trabzon) kentlerini kurarak geliştirmişlerdir. Giresun bugünkü merkezinin 2 km. uzağına Çıtlakkale semtine kurulmuş ve Yunanca anlama gelen KERASUS ismi verilmişti. Şehir kurulduğu zaman adının bölgede çok sayıda bulunan kiraz ağaçlannı ifade eden "KERESSEA"ya atfen verildiği sanılmaktadır.

Diğer taraftan bazı araştırmacıların eserlerinden öğrenildiğine göre Giresun isminin kirazla bir ilgisi yoktur. Bu görüşe göre Kale Tepesi'nin iki yanına düşen iki koy'un (Kumyalı ve Gemilerçekeği) boynuzu andıran gerekçesine dayanılarak Yunanca "KERAS" anlamına gelen boynuzdan esinlenerek "KERASUS" ismini vermiştir. Latinler Kerasus'u, CHİ-RİZONDA, KERASUNDA, CERASONTE, Türkler ise KERASUN ve daha sonra "GİRESUN" olarak değiştirip kendi dillerine uydurmuşlardır. Büyük Türk seyyahı Evliya Çelebi seyahatnamesinde ise,
Giresun'u fetheden Müsahüp Mehmet Paşa'ya Fatih Sultan Mehmet "Bu gece kale altına giresün" diye ferman yolladığı kayıtlıdır. Fatih'in fermanındaki "Giresun" tabirini sonradan Giresun olduğu sanılmaktadır.
Yukandaki açıklamalardan Giresun adımn kirazdan, liman yapılmadan önce denize doğru uzanan kalenin iki yakasındaki kayalann boynuza benzetilmesinden "Keras" veya Fatih'in fermanındaki "Giresün" dan geldiği varsayılmaktadır.Giresun; doğal güzellikler, zenginlikler bakımından kendine özgü bir kent ve il.
Doğal güzellikler, tarih ve mitolojiyle iç içe. Çevrede Pontus Krallığı ve Bizans dönemlerine ait sikkeler, kandiller, toprak kaplar, mozaik parçalan ve hayvan heykelcikleri bulunmuştur. Başka yerlere ilişkin tarih belgelerinde Giresun'un ve Giresun Adası'nın ve ilçelerinin adlan sıkça geçmektedir. Aksu ve Batlama Vadileri arasında denize doğru sokulan bir yanmada üzerindeki kale yamaçlannda kurulmuş kentin ilk yerleşim me­ kanlarından olan "Kale, Sultanselim, Kapu, Çınarlar, Zeytinlik ve Hacıhüseyiiî" mahallerinde tarihsel dokuyu görmek mümkün.Kentin ilk yer­ leşim mekanı olan bu alanlar üzerinde, geçmiş dönemlerden günümüze kadar gelen pek çok tarihi yapı bulunuyor. Denize doğru uzanan yanmada üzerinde Giresun Kalesi, kentin en önemli mesire yeri olma özelliğine sahip...
Günü birlik kullanıma açık bir dinlenme yeri olan Giresun Kalesi'nin doğal orman ağaçlanyla kaplı mesire yeri, her yöne egemen konumda bulunuyor. Buradan hem denizi, hem de kentin hemen hemen tümünü seyretmek mümkün. Pontus Kralı I. Farnakes tarafından yaptınldığı sanılan sur ve saray ka- lıntılanndan ayakta kalabilenleri görmek mümkün.Kale'de aynca, oyulmuş taş mağaralar ve tapınaklar bulunuyor. Kurtuluş Savaşı'nda büyük yararlıklar gösteren ve Atatürk ve TBMM koruma komutanlığını yapan Gazi Osman Ağa'ya ait AnıtMezar da burada bulunuyor.

ANILARLA GİRESUN

Bir gece daha birlikteyiz. Belki de uzun süredir göremediğimiz çocukluk arkadaşlarımıza, sevdiklerimize raslayıp geçmişi hatırlayacağız. Hani o bıyıkların yeni terlediği çağda ele avuca sığmaz hareketli gençlerin, şimdi şakaklarından başlayıp beyazlayan veya dökülen saçlarını görüp anılarımızı canlandıracağız. Küçüklüğünü bildiğimiz bayanların anneanne, babaanne olduklarını göreceğiz, duyacağız. Zamanın ne kadar hızlı ve acımasız geçtiğine şahit olacağız. Eski dostlarımızla, sevdiklerimizle, hemşehrilerimizle geçmişi birlikte yaşayacağız hiç olmazsa. Tamzarayı, micanı, garibi, merekte sansamam hep birlikte söyleyeceğiz. Rahmetli küçük dayının "Ağacum" dediğini, "Oy bahçemize ben giremedim gazelden" türküsünü duyar gibi olacağız. Abazıpkalı delikanlının horonunu seyrederken geçmişi görür gibi olup fırlayacağız piste. Gelecek yıllardaki gecelerde buluşmak umuduyla ayrılıp günlük yaşantımızı sürdüreceğiz yine. Giresun'un değerli evladı, büyük şair Can Akengin'in Giresun isimli şiirinde mısralar okuyup teselli bulacağız.
..Anılınca güzel adı,
Gözlerim, bak doluksadı,
Firkatin çok acı tadı,
Kahpe felek durmadan sun.
Bu sessizliği dağlayan,
Değirmendeki çağlayan...
Var gurbette bir ağlayan,
Senin için, Şen Giresun...
İstanbul
"
19 Mart 1983 Giresun Fındık Gecesi 11"

sonraki sayfa

 


GAZETE MANŞETLERİ


ON-LİNE KURLAR
 

DÖVİZ ALIŞ SATIŞ
USD 1.3568 1.3663
EURO 1.8417 1.8547
GBP 2.3650 2.3827

TAKVİM
 
8
Ekim

2008
08.10.2008